17 ilde KCK operasyonu

KCK'ya yönelik 17 ilde gerçekleştirilen operasyonda 33 kişi gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fikret Seçen, yaptığı yazılı açıklamada, PKK/KCK örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 49 şüpheli şahıstan 33'ünün yakalanarak gözaltına alındığını, bu çerçevede 17 ilde toplam 123 adreste arama yapıldığını bildirdi.

'Bu soruşturma kapsamında milletvekili Leyla Zana'nın adreslerinde arama yapılmasına dair herhangi bir karar alınmadığı, arama yapılan adresin şüpheli şahıslardan C.Y'ye ait olduğu, bu adresin adı geçen milletvekiliyle hiçbir ilgisinin bulunmadığı tespit edilmiş, bu husus resmi kayıtlar ve arama yapılan apartmandaki yöneticinin beyanlarıyla da teyit edilmiştir.''

Operasyon kapsamında KESK Genel Merkezi'nde, konfederasyonda uzman olarak görev yapan İsmet Aslan'ın kullandığı bilgisayarın imajı alındı.

BDP eski Milletvekili Fatma Kurtulan ve DEHAP eski Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da Ankara'da gözaltına alındı.

Silopi'de 19 tutuklama

Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı doğrultusunda Şırnak Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, 3 gün önce Silopi ilçesinde yasa dışı KCK'nın ''kent meclisi'' yapılanmasında faaliyet gösteren şahıslara yönelik 22 ayrı adrese eş zamanlı olarak yapılan operasyonda gözaltına alınan 21 kişi, polisteki sorgularının ardından Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'na çıkarıldı.

Savcılıktaki ifade işlemininden sonra tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen zanlılardan 19'u tutuklandı, 2 zanlı ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Ankara'da 15 gözaltı

Ankara Emniyet Müdürlüğü, PKK/KCK örgütünün gençlik yapılanması DYGM'ye (Demokratik Yurtsever Gençlik Meclisi) yönelik operasyonda, Ankara'da üniversite ve mahalle komiteleri oluşturdukları, araç yakma/sabotaj türü eylem hazırlığı yaptıkları bilgisi alınan 15 şüphelinin yakalandığı bildirildi.

Leyla Zana: Saddamvari yaklaşımla toplum sindirilemez

Ankara’da kiracı olduğu evine baskın düzenlenen milletvekili Leyla Zana, “Bu, korku imparatorluğu demek. Saddamvari bir yaklaşımla bu toplumun tümünü sindirecek mi?” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın hedef göstermesi ardından bugün Leyla Zana’nın Ankara’daki evine kapısı kırılarak baskın düzenlendi, aramalar yapıldı. Baskın sırasında evde olmayan Zana, İstanbul Havalimanında açıklamada bulundu.

“Seçim sonrası başarının verdiği özgüvenle bütün umutların yıkılmasına Başbakan neden oldu” diyen Zana, şunları söyledi: “Kürtleri dışlayarak, Kürtlerin hak talebinde bulunmasını bastırarak gündemi değiştirdi. Daha önce de evlerimiz arandı. 2 gün önce şahsıma yönelik 'Buyursun dağa gitsin' demesini anlamakta güçlük çekiyorum. Silah konusunu en son konuşalım.”

Zana, “Güvenceye gelirken beklerdim ki Başbakan desin 'Silah güvence değildir. Güvence hukuktur. Sigorta benim yaratacağım demokratik ülkedir’” şeklinde konuştu.

“Evlerimiz aransa bile bugün hala geç değil” diyerek sözlerini sürdüren Zana, “Hala önünde bir fırsat var. Sevilip saygı duyulması gereken bir Başbakanken şu anda otoriter bir yaklaşımı kabul etmek mümkün değil. Bu, kendisine yönelik sempatinin yitirilmesine neden olacaktır” diye ekledi.

Zana, “Biz çok sınavlardan geçtik. Cezaevinin yolunu göstermesin, çözüm üretsin” diyerek, “Generaller bile terörist suçlamasıyla yargılanıyorsa bu sorundan dolayıdır” şeklinde konuştu.

Bu ülkede basın mensuplarını cezaevlerinde olduğunu hatırlatan Zana, “Bu ülkede herkes kaygıyla yaşamakta. Hiç kimse düşüncesini açıklama cesaretini gösteremiyor. Bu, korku imparatorluğu demek. Saddamvari bir yaklaşımla bu toplumun tümünü sindirecek mi?” ifadelerini kullandı.

Zana, “Yazıklar olsun diyorum” dedi ve ekledi: “Sevgiyle ve saygıyla aranmasını dilerim antipatiyle değil.”

Evinin neden arandığını bilmediğini söyleyen Zana, “Benim kişisel evim yok. Bir yakınımın tuttuğu ev. Kiracıyım. Olsun arasınlar” dedi. Zana, “Bu ülkenin seçilen bir insanıyım. Çalışmalarımı sürdüreceğim” diye belirtti.

Kışanak: AKP partimizi fiili olarak kapatmaya çalışıyor

Ankara - BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Başbakan Erdoğan'ın sürekli övündüğü yüzde 50'nin “çoğunluk diktatörlüğü” olduğunu belirterek, Kenan Evren'den aldığı rütbe ve madalyaları kendisinin takmasının makul olacağını söyledi. Kışanak, "AKP partimizi fiili olarak kapatmaya çalışıyor. AKP terörüne asla boyun eğmeyeceğiz" dedi. DTK Eş Başkanı Mardin Milletvekili Ahmet Türk de Dersim katliamının devam ettiğini belirterek, "AKP tüm kurumları tekeline aldı. İşte faşizm budur" dedi.

Çok sayıda ilde eşzamanlı yapılan baskınlar sonucu Eş Genel Başkan Yardımcısı Fatma Kurtulan başta olmak üzere çok sayıda çalışanı gözaltına alınan BDP'nin Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, DTK Eş Başkanı Mardin Milletvekili Ahmet Türk, Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Hakkari Milletvekili Adil Kurt, İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve BDP Eş Genel Başkan yardımcısı Hamit Geylani'nin katılımıyla basın toplantısı düzenledi. BDP Genel Merkezi'nde açıklama yapan Kışanak, "Kapılar kırılarak insanlarımız gözaltına alındı. AKP eşkıyası şehre indiğini net bir şekilde gösterdi" diyerek konuşmasına başladı. Baskınlar ve gözaltılar hakkında bilgi veren Kışanak, yaşanılanların hukukla hiçbir bağlantısının olmadığını, evrensel hukuk başta olmak üzere tüm değerlerin çiğnendiğini belirterek, "AKP terörü bir kez daha yüzünü gösterdi. Açıkça hukuk çiğnendi. Asla buna boyun eğmeyeceğiz. Tüm bunlar siyasi otoritenin kararıyla yapılan bir zorbalıktır" dedi. Ne zaman Bakanlar Kurulu toplantısı ya da bir güvenlik zirvesi yapılsa sonra AKP terörünün geldiğini ifade eden Kışanak, "3 yıldır yaşadıklarımız bugün yine oldu. 2 gün önce güvenlik zirvesi yapıldı. Düğmeye bastılar. Kararı verdiler. Talimat Ankara'dan bizzat Başbakan'dan gelmiştir. Bu açık ve nettir. Grup toplantısında Başbakan bizzat talimat verdi. Açıktan hedef gösterdi. Türkiye'de demokrasi Tayip Erdoğan'ın ayakları altındadır. Bu yüzünü gizleme ihtiyacı bile duymuyor" dedi.

YÜZDE 50 ÇOĞUNLUK DİKTATÖRLÜĞÜ

Başbakan Erdoğan'ın her konuşmasında "yüzde 50 oy aldık" dediğini hatırlatan Kışanak, "Kendilerine biat etmeyen yüzde 50'nin iradesini kırma, demokratik siyaseti teslim alma operasyonlarıdır. Bu demektir ki geriye kalan yüzde 50 ona biat edecek. Şu an yapmak istediği odur. Yüzde 50'nin oyuna sahip olmak tek başına marifet değildir. Hitler arkasından milyonları sürükledi. Şimdi nasıl anılıyor. Yüzde 50 çoğunluk diktatörlüğüdür" dedi. Bir iktidarın meşru olması için hukuk anlayışının, demokrasi anlayışının olması gerektiğini ifade eden Kışanak, "Başbakan yaptıklarının meşruiyeti yoktur. Senin yaptıklarının adı 'ileri faşizm'dir. Meclis'te 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diye yazıyor. Hani nerede? Diyarbakır Milletvekilimiz Leyla Zana'nın Ankara'daki evinin kapısı kırılarak içeri girildi. Buna kılıf bulamazsın. Zorbalıkla içeriye girip evinde arama yaptılar. Bizzat Başbakan hedef gösterdi" diye konuştu. Yapılan baskınların amacının gözdağı vermek, korku yaratmak olduğunu ifade eden Kışanak, 3 yıldır devam eden operasyonlar zincirinin temel amacının Kürt halkının iradesini kırmak, demokratik siyaseti teslim almak olduğunun altını çizdi.

ERDOĞAN, EVREN’İN RÜTBELERİNİ KENDİSİNE TAKSIN

Kışanak, vekilleri Leyla Zana'nın evinin kapısının kırılmasının yanı sıra MYK üyeleri Abdülkerim Bingöl'ün evine kapısı kırılarak baskın yapıldığını, kendisi evde olmadığı halde evinin arandığını ve sonra da Abdülkerim Bingöl aranarak 'Kapınızı kırdık. Anahtarı değiştirdik. Gelin yeni anahtarı alın' denildiğini belirterek, "Aynı zorbalık Van belediyemizde de oldu. Belediye Başkanı, onlarca çalışanı var. Dertleri güç gösterisi yapmaktır" dedi. "AKP! Senin terörüne, zulmüne, faşizmine boyun eğmeyeceğiz. Senin terörün de yenilecek. Madem o kadar zalim olmaya meraklısın, bak 12 Eylül darbesinin generali Kenan Evren'in madalyalarını, rütbelerini alıyorsun. O rütbeleri sen al, sen tak" ifadesinde bulundu.

AKP, BDP HAKKINDA KAPATMA HÜKMÜNÜ VERMİŞ

BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Van eski Milletvekili Fatma Kurtulan'ın milletvekili olduğu dönemde yaptığı konuşmalar nedeniyle günde beş altı defa savcılığa ifade verdiğini belirten Kışanak, "Kaçmıyoruz. Göçmüyoruz. Mesele bu değil. Mesele sindirmektir. Açıkça Başbakan partimiz hakkında kapatma hükmünü vermiştir. Anayasa Mahkemesi'ne gerek kalmadı. Bunu açık açık yapıyor. AKP, BDP gibi güçlü bir muhalefete tahammül edemiyor. 'Partileri kapatmaya karşıyız' edebiyatı da bitmiştir. Ama senin gücün yetmez. Tek bir kişi kalıncaya kadar bu parti çalışmaya devam edecek. Bu halkın mücadelesi sürecek. Her bir evimiz parti gibi çalışacak. 6 bin insanımızı aldınız. Bir 6 bini daha alsanız da bu mücadele bitmeyecek" diye konuştu.

BU FAŞİZM ER YA DA GEÇ BİTECEK, BUNU KIRACAĞIZ

Faşizmin dipsiz bir kuyu olduğunu dile getiren Kışanak, Türkiye'de herkese geleceğine sahip çıkma, mücadele ve demokrasi mücadelesini yükseltme ve sırasını beklemeden bulundukları her yerde yapabileceklerini yapma çağrısında bulundu. Kürt halkına da seslenen Kışanak, "AKP faşizmi er ya da geç yenilecektir. Biz bunu kıracağız. Bu ülkede faşizme karşı direnecek milyonlar var. Halkın iradesi yenilmezdir. Kendi gücümüze güveneceğiz. Halkımız moralini bozmasın. Bu faşizmi yeneceğiz" dedi.

TÜRK: BU BİR SUSTURMA PROJESİDİR, FAŞİZM BUDUR

DTK Eş Başkanı Mardin Milletvekili Ahmet Türk de yıllardır siyaset içinde olduğunu ve bugün açıkça bir faşizm yaşandığını belirtti. Türk, "Geçmişte faşist odaklar belli bir kesimi, demokrasiyi, Kürt halkını ortadan kaldırmaya yönelik bir siyaset izliyordu. O zaman sadece siyasetle yapılıyordu bu. Şimdi tamamen faşist bir dalga var. Yargısıyla, anayasasıyla, her şeyiyle yapılan bir baskı var. AKP tüm kurumları tekeline almıştır. İşte faşizm budur" ifadesinde bulundu. Büyük bir oyun olduğunu belirten Türk, bu operasyonların Ortadoğu'da ileride gelişebilecek olası bir durum için bu coğrafyadaki en güçlü muhalefet olan Kürt halkını etkisizleştirmek için yapıldığını belirtti. Bunun fikir babasının ABD olduğunu ifade eden Türk, "Tek muhalefet Kürtlerdir. Emekçilerdir. Devrimcilerdir. Bu bir susturma projesidir" diye kaydetti.

BU HÜKÜMETİN MASKESİ DÜŞTÜ

Başbakan'ın operasyonlar için "yargının işidir" dediğini hatırlatan Türk, "15 ilde eş zamanlı yapılan operasyonlar tek merkezden verilen bir talimatla yapılabilir ancak" dedi. MYK üyeleri Abdulkerim Bingöl'ün anahtarının da poliste kalmasında bir sakınca olmadığını ifade eden Türk, "Tekrar geldiğinizde en azından kapıyı kırmazsınız" diyerek tepki gösterdi. Kürt halkının açılımın samimi olmadığını başından beri söylediğini ifade eden Türk, "Bu hükümetin maskesi düşmüştür. Eskiden Dersim'de yapılan katliamın devamıdır bunlar. Şimdi sadece yöntemi farklıdır. Bu zulüm politikalarına asla boyun eğmeyeceğiz" dedi.(Kaynak:AA,ANF)

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
CAPTCHA
Spam gönderimleri önlemek ve test etmek içindir.