
Televizyon dizileri Türkiye'nin yumuşak gücü
Türk televizyon dizilerinin Balkanlar'dan Orta Doğu'ya uzanan popülerliği, Türkiye'ye uluslararası bir seyirci kitlesi kazandırdı ve ülkenin yurtdışındaki imajını ince ince değiştiriyor.
2001 yılından bu yana 65 Türk televizyon dizisi yurtdışına satıldı ve patlama yaşayan Türk televizyon sektörüne 50 milyon doların üzerinde gelir getirdi. Türk oyuncu ve ünlüler artık bazı ülkelerde tanınan simalar ve İstanbul sahneleri de on binlerce turist çekiyor.
Global Agency adlı dağıtım şirketinden İzzet Pinto'ya göre, Türk dizileri sadece Amerikan veya Latin Amerikan televizyon yapımları seyretmeye oldukça alışmış bir kitle için değişiklik anlamına geliyor.
SETimes'a konuşan Pinto, "Televizyon dizileri Türkiye için büyük bir ticari fırsat." diyor.
Ancak milyonlarca dolarlık satışın ötesinde, Türkiye'nin popüler bir marka olarak yükselişi de aynı derecede önem taşıyor. Geleneksel olarak Türk etkisine karşı ihtiyatlı davranan bölgeler olan Balkanlar ve Orta Doğu'da, televizyonun yumuşak mesajı ülkenin kendisini yeniden pazarlama gücünü elinde tutuyor.
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı tarafından hazırlanan "Türkiye'nin Orta Doğu'da Algılanışı - 2010" başlıklı yakın tarihli bir rapora göre, katılımcıların %78'i bir Türk TV dizisi seyrettiğini söylemiş. Raporda, dizilerin Türkiye'nin bölgedeki imajı üzerinde uzun süreli bir etki yaratarak Türkiye'nin yumuşak gücünün önemli bir parçası haline gelmiş durumdalar.
Planlanmamış olmasına rağmen, Türk televizyonunun yayılması Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun 2001 tarihli temel niteliğindeki "Stratejik Derinlik" kitabında özetlenen yumuşak güç stratejisiyle tam olarak örtüşüyor.
Davutoğlu, Türkiye'nin eski Osmanlı topraklarıyla olan ortak tarih ve kültürünü stratejik bir avantaj olarak gören ve Türkiye'nin yumuşak güç stratejisinin ayaklarından birini oluşturan inisiyatifli ve çok boyutlu bir dış politikayı savunuyor.
Ancak duygusal açıdan zengin görselleri halen devam ettirilen bir gelenekçilik duygusuyla harmanlayan Türk televizyonunun cazibesi, aile temelinin ateşli öpüşme sahneleri, zina hikayeleri, cinayet ve suçla tehdit edildiğini hisseden Türkiye'deki bazı muhafazakârlardan eleştiri de aldı.
AKP İstanbul milletvekili Halide İncekara'ya göre, Türk televizyon dizileri Türk ailesi ve ahlak değerlerini yansıtmıyor. SETimes'a konuşan İncekara, "TV dizileri, ahlaksız olay dizileri ve kabul edilemez davranışlarla dolu oldukları için Türkiye'nin yurtdışındaki imajını zedeliyor." diyor.
Öte yandan İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi iletişim profesörü Orhan Tekelioğlu SETimes'a verdiği demeçte, ek araştırma yapmadan televizyon dizilerinin popülerliği üzerinde herhangi bir iddiada bulunmanın mümkün olmadığını söyledi. Ancak Tekelioğlu, aslında dizilerde, "aileyi koruma" yönünde kökleri Türk çağdaşlaşma sürecine dayanan güçlü bir eğilim olduğuna işaret ediyor.
Tekelioğlu, Türk basınında televizyon dizilerinin uluslararası alandaki yaygınlaşması ve başarısı hakkında yer alan haberleri de farklı şekilde yorumlayarak, "Zafer çığlıklarının bir anlamı var, sanki "sefere çıkan" ordular gibi dizi satışlarından söz ediliyor-- Yeni-Osmanlıcılık dedikleri bu olsa gerek." diyor.






Yeni yorum gönder