Yunanlara türkü söylüyor

Dilek Koç Antalyalı. İTÜ Mimarlık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Ruhi Su Dostlar Korosu’nda beş yıl boyunca türkü söyledi.

Ardından Yunanistan’a yerleşme kararı aldı. Çünkü Yunanlı bir gence aşık oldu. Müziğe de bu ülkede devam etti, Selanik’te bir müzik grubu kurdu.

Yunanistan’daki ilk günlerinin biraz zor geçtiğini anlatan Koç, zaman içinde iki kültürün ortak yanlarının farklılıklarından daha fazla az olduğunu keşfettiğinde her şeyin çorap söküğü gibi geliştiğini anlatıyor: “Farklılıkları kabul etmek ve onlardan korkmamak hayatımın felsefesi oldu. Keşfettim sürekli... Tel örgüleri attım içimden. Yunanistan’da devam ettiğim müziği ve yaptığım işleri önemsiyorum. 10 yıl önce burada Türk olarak yaşamak zordu ama şimdi değil.”

Müziğin sınırı olmaz

Yunanistan’ın en ücra köylerindeki panayırlardan büyük konser salonlarına birçok yerde konser veriyor sanatçı. Elbette başından ilginç olaylar geçiyor: “Misal bir konserde ‘Türkçe şarkı istemiyoruz’ diye bağırdılar bana. Israrla Türkçe söylediğimde bir de baktım, aynı adamlar ayağa kalkıp göbek atmaya başlamış. Çünkü bu insanlar vakti zamanında Anadolu’dan göçmek zorunda bırakılmış. Yanlarında müziklerini de götürmüşler. Hemen her konserde bana Konyalı türküsünü belki beş kez çaldırır ya da Çanakkale Türküsü’nü benimle birlikte söylerler. Birçok türküye, 1922 sonrası Panayotis Tundas, daha sonra Kazancidis tarafından Yunanca söz yazıldı ve plaklara okundu. O dönemlerde telif hakları konusu olmadığı için her türkünün altına kendi adlarını da yazdılar. O nedenle ben bu türküleri iki dilde de söylüyorum. Müziğin sınırının olmadığını insanlara anlatmayı çok seviyorum.”

Konserlerinde İzmir’in Kavakları-Çakacis, Kadifeden Kesesi-Kadifes, Darıldın mı Gülüm Bana-Hariklaki gibi pek çok türküyü de seslendiren Koç, Yunanistan’da albüm de çıkarmış. İlkinin adını aslında birbirimize çok yakın olduğumuzu anlatırcasına Karşı koymuş. Anadolu Rumları’nın en sevdiği türkülerin olduğu bu albüm sadece Yunanistan’da satılmış, epey de ilgi toplamış. Ardından da hem Türkiye hem Yunanistan’da yayınlan, geçen yıl çıkardığı Sevdalım Aman adlı albüm gelmiş.

Sanatçı, aslında pek çok ortak melodiyi ve ritmi paylaştığımızı da belirtmeden edemiyor: “Yunanistan’da yüzlerce dernek var. Her sene geceler düzenleyip kültürlerini, danslarını, müziklerini devam ettirmeye çalışırlar. Anadolu’dan göçen Rumların büyük bir kısmı hem Türkçe hem Rumca, bir kısmı da sadece Türkçe konuşuyordu. Özellikle Kapadokyalı Rumlar, Şu Sille’den Gece Geçtim türküsünü benimle beraber söylüyordu. İndim Havuz Başına şarkısını istiyorlardı. ‘Ninem bunu çok söylerdi’ diyorlar Çanakkale Türküsü’nü isteyenler de oluyordu konserlerde, şaşırıyordum ama Yunancasını da buldum. Bekledim de Gelmedin özellikle İstanbullu Rumlar ve tüm Yunanistan’ın çok sevdiği bir eser.”(stargazete)