Davutoğlu: Yunanistan ile ilişkileri yeni bir çerçeveye oturtmak istiyoruz

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Yunanistan ile ilişkileri yeni bir çerçeveye oturtmak istediklerini idade etti.

Dışişleri Bakanlığının 2011 Mali Yılı Bütçe Tasarısının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sunumunda yaptığı konuşmada, Türk dış politikasında yaşanan gelişmeleri değerlendiren Davutoğlu Yunanistan ile ilişkileri yeni bir çerçeveye oturtmak istediklerini, bu çerçevenin ekonomik ilişkilerin güçlendiği, aradaki sorunların karşılıklı tartışıldığı bir çerçeve olduğunu bildirdi.

 

Davutoğlu, "Yunanistan ile istikşafi görüşmeleri sürdürerek Ege sorunlarını ulusal menfaatimizi koruyan Egeye kalıcı bir barış getirecek bir çerçeve için çabalarımız sürüyor" dedi.

 

Kıbrıs konusunda da sürmekte olan müzakereleri hatırlatan Davutoğlu, kalıcı bir barış için çabaları sürdüreceklerine dikkati çekerek, "Kıbrıs'ta bizim hedefimiz bellidir, Doğu Akdeniz'e kalıcı barışı getirecek, istikrarı sağlayacak bir çözüm için çabaları sürdüreceğiz ama bu olana kadar da KKTC'nin uluslararası toplumda daha etkin şekilde tanıtılması ve KKTC'ye dönük ambargoların kalkması için de çabalarımız sürüyor" diye konuştu.

Bakan Davutoğlu, konuşmasında AB sürecine ilişkin bilgi vererek, Türkiye'nin AB'ye entegrasyonunun sadece bir ulus devletin entegrasyonu değil, aynı zamanda küresel bir barış projesi olduğunu söyledi.

 

Davutoğlu, teknik müzakerelerde bazı siyasal engellere rağmen geçen yıl çok zor ve kapsamlı iki faslı açtıklarını, bu dönem için de rekabet faslında da ilerleme sağlayıp açmayı planladıklarını bildirdi. Müzakerelerde AB entegrasyon süreci ile alakalı olmayan ve daha önce diğer ülkelere çıkarılmayan bazı engellerin Türkiye'nin önüne konduğunu belirten Davutoğlu, Kıbrıs başta olmak üzere bazı konularda getirilen engellerin ve AB içindeki siyasal değişimlerin getirdiği tartışmaların bulunduğunu ifade etti.

 

Bakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

 

"AB bizim için bir yeniden yapılanma sürecidir ve kapsamlı bir modernleşme tecrübesidir. Stratejik açıdan da AB yönelişimiz önemlidir. Biz AB'ye üye olduğumuzda, AB'nin en etkin üyesi olarak var olmaya önem veriyoruz. AB'nin edilgen ve bir çevre unsuru olarak değil, Brüksel'de en etkin 3-4 ülkeden biri olarak var olmak istiyoruz. Bunun için de bütün AB'ye verdiğimiz mesaj şudur: Bugün AB'nin önünde çok stratejik bir tercih bulunmaktadır. AB ya siyasal olarak, jeopolitik olarak anlamlı ve etkin, ekonomik olarak rekabetçi, kültürel olarak da içselleştirici küresel bir güç olacak; ya da siyasal anlamda etkisini kaybetmiş, ekonomik alanda rekabet gücünü kaybetmiş, kültürel olarak içine kapanmış kıtasal bir güç olacak. Türkiye'nin AB üyeliği AB için bu anlamda bir test, sınav niteliği taşımaktadır. Türkiye AB olmadan da büyük bir stratejik güç olabileceğini göstermiştir ancak Türkiye'nin AB'ye katabileceği ciddi bir stratejik ağırlık vardır."