Dili Geçmiş Zaman

Türkçe

Çocukları anlamak için sanırım çocuk olmak yeterli. Her şeyi unutkanlık haline getiren bizler ne çabukta geçtiğimiz yolları unuttuk.

Şimdi hatırlıyorum da çalıp çalıp kaçtığımız kapı zillerini ne oldu da unuttuk. Aslında bizler bugün büyüklerin kullandığı dili kullanmıyor muyuz? Bizimde vakti zamanında çocuk olduğumuzu unutarak, hayatı açıklamak bir çocuğa nasıl zor geliyor ise geçmişe döndüğümüzde şuan hayatı açıklamak bir yana orada kalmak istiyorum. Mutsuz çocuklar büyüyor yeni nesilde. Her şeyi kendi yapan annesi çalışan çalışmak zorunda olan, okul dönüşlerinde ya bakıcısının ya da günümüz şartlarında kendi evinin kapısını tembih tembih üzerine açan endişeli ürkek gözlerle güvenleri olmayan çocuklar.

Ben bugün geçmişime ta çocukluğuma gitmek orada kalmak istiyorum. Annemin sesi hala kulalarıma nasıl unuturdum ki avazı çıktığı kadar eve davet edilişimi. Ben bugün katıla katıla gülmek istiyorum. Sonra ağlamak istiyorum, burnumu çeke çeke. Hiç tanımadığım ağaçlara tırmanmak koşarken düşmek dizlerimi kanatmak. Tam oyuna dalmışken kocaman bir dilim ekmeğe yoğurt sürmek üzerine şeker ama toz şeker serperek yemek istiyorum. En sevdiğim kocaman bir dilim karpuzu utanmadan sıkılmadan üzerime akıta akıta yemek. Bu da yemezmiş gibi erik ağacı olan komşunun bahçesine girmek, olmayan bir köpeği hayal ederek korkak ama bir o kadar da meraklı gözlerle bahçeyi kolaçan etmek istiyorum.

Evcilik oynamak istiyorum. Doktor mu öğretmen mi olsam? Burnuma nergislerin sümbüllerin kokusu geldi, daha neler neler geldi aklıma. Başta dedim ya ekmek gördüğümde yoğurdun üzerine serpilen toz şeker. Toz şeker deyince leblebi tozu, leblebi deyince leblebi şekeri. Yağmur bile farklı yağardı. Çocukken ıslanmak bile bir başka idi. Gerçekler ve doğrular bir anda fark edilir aslında kader bizimle kalırdı.

Aslında geçmiş bambaşkaydı. Dili geçmiş zaman en ağlatan zaman değimli dilbilgisinde. Her şey güzeldi derken, ne güzel çocuklardık derken, ne başka bir şehirdi derken, eski günlerdi deyip deyip iç çekerken.

Daha uyanmamalıydı k masallarımızdan. Ne zaman bitti o eşsiz ormanlar o eşsiz yollar? Hep o renkler aynı kalmalıydı çocukluğumun, artık bir masalımız bile kalmadı bir köşesine sığınacak.